Ana Sayfa / Kültür Sanat / Opera/Bale / Bahar Tekfen Filarmoni ile geldi

Bahar Tekfen Filarmoni ile geldi

09Aziz Shokhakimov yönetimindeki, Tekfen Filarmoni, Ankara, İstanbul ve Eskişehir’de verdiği “Bahar Klasikleri” konserleri ile müzikseverlere baharı erken getirdi.

Orkestra Ankara ve İstanbul’da ‘günümüzün en iyi çellistlerden biri’ olarak gösterilen Alman Alban Gerhardt’a eşlik ederken; Eskişehir konserinde Türkiye’nin genç yeteneklerinden çellist Nil Kocamangil solist oldu.

Tekfen Filarmoni Orkestrası, 6-8 Mart tarihlerinde sırasıyla Ankara, İstanbul ve Eskişehir’deki konserlerde Bahar Klasikleri’ni müzikseverlerle buluşturdu.

Orkestra Ankara ve İstanbul’daki konserlerde Alman çellist Alban Gerhardt’a solist Tekfen eşlik ederken, Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelen Eskişehir konserindeyse, aynı zamanda bir Tekfen Vakfı bursiyeri olan yetenekli genç Türk viyolonselist Nil Kocamangil’e eşlik etti.

Daimi şef Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni, 3 şehri kapsayan turnesinde Saygun’un Orkestra için Süit, Op. 14’ü, Elgar’ın Viyolensel Konçertosu, Gounod’nun Faust ve Ravel’in La Valse’ini seslendirdi. Orkestra ayrıca 19 yy. Japon bestecisi Kiyoshige Koyama’nın “Oduncunun Şarkısı” eserini, kurucusu Nihat Gökyiğit’e Japonya’nın “Altın Işıklar, Yükselen Güneş Nişanı ve Boyun Bağı” nişanı takdim edilmesi şerefine seslendirdi.

Tekfen Filarmoni Orkestrası Hakkında

Bugün Tekfen Filarmoni Orkestrası adıyla yoluna devam eden orkestranın temelleri; Karadeniz Oda Orkestrası adıyla 1992 yılında, farklı kültürler arasındaki ilişkileri geliştirmek, barış adına ortak bir dil yaratmak amacıyla, Saim Akçıl şefliğinde 11 ülkeden 17 sanatçının katılımıyla kuruldu. İlerleyen yıllarda orkestraya başka ülkelerden müzisyenlerin de dahil olmasıyla aile giderek genişledi; Karadeniz, Hazar Denizi ve Doğu Akdeniz bölgelerinden toplam 23 ülke: Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Filistin, Gürcistan, Irak, İran, İsrail, Kazakistan, Kırgızistan, Lübnan, Mısır, Moldova, Romanya, Rusya, Suriye, Türkiye, Türkmenistan, Ukrayna, Ürdün, Özbekistan, Yunanistan.

Tekfen Filarmoni Orkestrası, nam-ı diğer 3 Denizin Sesi; müzisyenlerin üç farklı bölgeden gelmesinin yanı sıra, orkestranın bu isimle anılıyor olmasının altında kuruluş amacı da yatıyor; farklılıkların bir arada var olabildiği ve hatta bundan da güç alarak müziğin barışın seslerinden biri olduğunu göstermek. Orkestra, klasik müzik repertuvarının yanı sıra, temsil ettiği coğrafyanın yerel müzik aletleri için bestelenen eserleri de seslendiriyor.

Tekfen Filarmoni müziğiyle, zıtlıkların uyumuna, Doğu ve Batı’nın bileşiminden doğan büyülü senteze övgüde bulunuyor. Yılda birkaç kere bir araya gelen Tekfen Filarmoni, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde ve üç yılda bir İstanbul Müzik Festivali’nde konser veriyor. Orkestra ayrıca, kuruluşundan bu yana Almanya, Azerbaycan, Belçika, Bulgaristan, Fransa, Gürcistan, İngiltere, İspanya, Japonya, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Özbekistan, Romanya, Rusya, Ukrayna ve Yunanistan’da konserler verdi.

Tekfen Filarmoni, seyircisine kaliteli bir müzik sunmanın yanı sıra temsil ettiği geniş coğrafyanın müzikal ve kültürel mirasına sahip çıkmayı görev edinerek özel projelere de imza atıyor: Orkestrada bulunan otantik çalgılar için özel olarak bestelenen eserler, Tekfen Filarmoni’nin kültürel mirası yaşatma konusunda gösterdiği çabayı gözler önüne seriyor. Orkestra konser ve stüdyo kayıtları da yapmaktadır.

Aziz Shokhakimov hakkında

Aziz Shokhakimov ilk olarak 2010 yılı Uluslararası Mahler Şeflik Yarışması’nda aldığı ikincilik ödülüyle dikkatleri üzerine çekti. Yarışmadaki başarısının ertesi yılı Dresden, Milano, Moskova, Darmstadt, Bolonya gibi birçok şehirde konserler yönetti. ABD’deki ilk konserini Oregon Senfoni Orkestrası ile 2012 sonbaharında veren bu başarılı genç sanatçı, Kuzey Amerika’ya 2013 yılında dönerek Pasifik Senfoni ve Houston Senfoni orkestralarını yönetti; 2014 yılında da Winnipeg Senfoni Orkestrası’nı yönetti.

Aziz Shokhakimov, Rhein Operası’nda ilk temsilini 2014’te gerçekleştirdikten sonra burada daimi orkestra şefliği pozisyonuna getirildi. 2015/16 sezonunda Aida, Rigoletto, Golden Cockerel, Hoffmann’ın Masalları ve Carmen gibi prodüksiyonları yönetti. 2016 yılından itibaren üç yıl süre ile Milano’daki Verdi Orkestrası’nın Konuk Şefi pozisyonuna getirildi. NDR Hamburg, DSO Berlin ve Slovak Filarmoni gibi orkestralarla ilk konserlerini veren Aziz Shokhakimov, 2015/16 sezonunda Frankfurt Radyosu, Stuttgart Radyosu, Monte Carlo, Milano ve Strasburg orkestralarını da tekrar yönetti.

Aziz Shokhakimov Taşkent’teki Özbek Ulusal Konservatuvarı’nda Profesör V. Neymer’in öğrencisi olarak şeflik okudu. 2005’te, Özbek Devleti tarafından yetenekli genç müzisyenlere verilen Nikhol Ödülü’ne layık görüldü. Özbek Ulusal Orkestrası’nı ilk kez yönettikten sonra 2001’de orkestraya Yardımcı Şef olarak atandı. O zamandan bu yana birçok konserde yönettiği orkestranın halen Birinci Şefi olarak görev yapmaktadır. Operaalanındaki ilk şefliğini 2002’de Özbekistan’ın Devlet Akademik Tiyatrosu’nda Bizet’nin Carmen Operası’nı yöneterek yaptı.

Alban Gerhardt hakkında


“Günümüzün en iyi çellistlerinden biri – güçlü bir ifadesi olan, hava atmayan ama son derece havalı bir sanatçı.” (The Guardian) Alban Gerhardt son yirmi beş yıldır yoğun müzikalitesiyle, sahnedeki çarpıcı varlığıyla ve doymak bilmez sanatsal merakıyla tüm dünyadaki müzikseverlerin üzerinde benzersiz bir etkiye sahip. Bilindik notalara yeni bir ışık tutmadaki becerisi ve ister geçmiş yüzyıllardan, ister bu yüzyıldan yeni repertuvarlar arama iştahı onu akranlarından gerçek anlamda ayırıyor. Gerhardt keşiflerini geleneksel konser salonunun çok ötesinde dinleyicilerle paylaşma konusunda tutkulu bir sanatçı: Avrupa ve ABD’de gerçekleştirdiği yeni erişim projeleri arasında yalnızca okul ve hastanelerdeki performanslar ve atölyeler değil, kamusal alanlarda ve genç hükümlü kurumlarındaki öncü oturumlar da yer alıyor. Deutsche Bahn’la giriştiği ve Almanya’daki ana tren hatlarında canlı performanslar içeren işbirliği, klasik müziğe dair geleneksel beklentilere meydan okuma konusundaki kararlılığını çok canlı bir biçimde gözler önüne seriyor. Gerhardt ayrıca 2017 yılında, birleşik ve demokratik bir Avrupa’yı desteklemek için bir araya gelen uluslararası müzisyen topluluğu #Musicians4UnitedEurope’u (www.musicians4unitedeurope.com) kurdu.

Erken gelen yarışma başarılarının ardından Gerhardt’ın uluslararası kariyeri, 1991’de Semyon Bychkov ve Berliner Philharmoniker’le gerçekleştirdiği prömiyerle başladı. Bu başlangıçtan sonra öne çıkan işbirlikleri arasında şunlar sayılabilir: Concertgebouw Amsterdam, London Philharmonic, bütün İngiliz ve Alman radyo orkestraları, Tonhalle Zürich, Leipzig Gewandhaus, Royal Stockholm, Oslo Philharmonic, Orchestre National de France, Cleveland, Philadelphia ve Chicago Senfoni Orkestraları ve Kurt Masur, Christoph von Dohnányi, Christian Thielemann, Christoph Eschenbach, Michael Tilson Thomas, Esa-Pekka Salonen, Vladimir Jurowski, Kirill Petrenko ve Andris Nelsons gibi şefler.

Gerhardt oda müziğine özel bir ilgi duyuyor; sık sık işbirliği yaptığı müzisyenler arasında Steven Osborne, Cecile Licad, Baiba Skride ve Brett Dean buluyor. Gerhardt ayrıca Jörg Widmann, Unsuk Chin ve Matthias Pintscher gibi bestecilerle çalıştı; hemen her dünya prömiyeri konseri öncesinde, çalacağı bestelerin tamamını ezberlemek gibi bir özelliği var. 2018 yazında Sydney Symphony Orchestra ile Brett Dean’in yeni bir konçertosunun prömiyerini yaptıktan sonra yılın ilerleyen bölümünde Sakari Oramo yönetimindeki Berliner Philharmoniker ile çalacak.

2017-18 sezonunun öne çıkan etkinlikleri arasında NDR Elbphilharmonie Orchester konserleri ve BBC Philharmonic ile Proms’ta bir konser, ayrıca Royal Philharmonic Orchestra, National Symphony Washington, RTE Dublin konserleriyle New Jersey Symphony ve Orquesta Sinfónica de Madrid’le prömiyer konserleri bulunuyor. Gerhardt bunların dışında Berlin Konzerthaus’ta, Londra Wigmore Hall’da, Montreal ve Vancouver’da resitallere çıkacak. Avrupa’da bir beşli turnesiyle Lüksemburg, Tonhalle Zürich ve Amsterdam Muziekgebouw’a gidecek, Sabine Meyer’le ilk kez gerçekleştireceği bir işbirliğiyle Almanya’da bir üçlü turnesi yapacak.

Son derece beğenilen kayıtları bulunan Gerhardt, üç ECHO Klassik Ödülü’nün yanı sıra ICMA ve MIDEM Classic ödüllerini kazandı, Deutsche Grammophon’un yayımladığı Unsuk Chin Viyolonsel Konçertosu kaydı BBC Music Magazine Ödülü’nü kazandı, 2015 Gramophone Ödülü finalistleri arasında yer aldı. Gerhardt aynı zamanda Hyperion için çok sayıda kayıt yaptı; son kaydı Rostropovich – “Encores”u Ocak 2017’de yayımlandı. Bundan sonraki kayıt projesi J.S. Bach’ın altı viyolonsel konçertosu olacak. Alban Gerhardt, 1710 yapımı bir Matteo Gofrille viyolonseli çalıyor.

hakkında Genç Haber

Ayrıca kontrol et

Türkiye’nin Önde Gelen Medya ve İş Dünyası STK’ları İftarda Birlik Mesajı Verdi

Dünya Erdemli ve Sanayici İş Adamları Derneği, Altın Nesil Vakfı (ANEV) ve Medya Platformu medya …