Ana Sayfa / Kültür Sanat / Edebiyat / Bülent Ortaçgil’in UMUDA SÖYLENEN ŞARKILAR kitabı çıktı

Bülent Ortaçgil’in UMUDA SÖYLENEN ŞARKILAR kitabı çıktı

UMUDA SÖYLENEN ŞARKILAR

Bülent Ortaçgil’in hayatına ve müziğine dair merak edilenlerin yer aldığı ve Mahmut Çınar’ın kaleme aldığı Bu Su Hiç Durmaz kitabı İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlandı.

“Bu Su Hiç Durmaz” Bülent Ortaçgil’i anlatıyor.

Bülent Ortaçgil ise bu şarkısını şöyle anlatıyor:

“Bu Su Hiç Durmaz’da ben bir hüzün alırım. Her şey devam eder, su yine akar, yine gider ve hayat sürer. Sen de istediklerini yapamayabilirsin ama hayat aktığı için onunla beraber akarsın. Bir tür kabulleniş hüznü…”

Bülent Ortaçgil müziktir ama en çok da sözdür. Tıpkı şarkısını anlatırken olduğu gibi kendi hayatını ve müzik yolculuğunu en güzel kendisi anlatırdı.

Mahmut Çınar da öyle yaptı. O sordu, Bülent Ortaçgil yanıtladı.

Söz yazarı, besteci ve yorumcu olan Mahmut Çınar bu nehir söyleşi için şöyle diyor sunuş yazısında:

“Ortaçgil müziğiyle tanıştığım andan itibaren bu müzik bir biçimde hayatımın gidişatıyla eşzamanlı ve paralel bir izlekte yürüyordu. Onun müziğinin yalnız sözlerden ve melodiden oluşmuş şarkılardan ibaret olmadığını; bir duruş, bir anlayış, bir hayata bakış içerdiğini ve dinleyicisi için de bu birlikte getirdiği her şeyin bir konumlanma yarattığını düşünüyorum. Böyle bakınca oturup yalnızca çok önemli bir müzik adamının kariyer yolculuğundan kronolojik olarak söz etmenin yetmeyeceğini anlıyordum. Ancak geri kalan her şeyi konuşabilecek zamanımız da yoktu şüphesiz. İşte okuyacağınız söyleşide, sonradan biraz kısaltmış, daha doğrusu daha rafine yorumlara ve sorulara çevirmeye çalışmış olduğum araya girişlerim, o geriye kalanların bende yarattığı duygunun yansıması. Böylece hem bu yaşam öyküsünü dinleyip aktarmaktan olmayacak hem de bir hayranı olarak kendi gözümden bu öyküyü biraz sağa sola çekebilecek, belki küçük çoklu anlatı parçaları yaratabilecektim.”

Ortaçgil’in hikâyesine Mahmut Çınar’ın yanı sıra Sezen Aksu, Jehan Barbur, Banu Güven, Haydar Ergülen, Orhan Kahyaoğlu ve Yekta Kopan’ın yazıları eşlik ediyor.

Mahmut Çınar

Tatvan’da doğdu. İlkokulu aynı şehirde, ortaokul ve liseyi Antalya’da bitirdi. Ankara Gazi Üniversitesi’nde başladığı felsefe eğitimini son yılında bırakarak Eskişehir Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümü’ne girdi. Öğrencilik yıllarından itibaren aktif olarak muhabirlik ve editörlük yapan Çınar’ın o yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde haberleri ve yazıları yayımlandı, söyleşileri ve televizyon programları ödüllere değer görüldü. Daha sonra yüksek lisans ve doktora eğitimine aynı bölümde devam etti. 2007 yılında araştırma görevlisi olarak girdiği Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde 2008 yılında öğretim görevlisi oldu ve bu görevi 2016’ya dek sürdürdü. Temel gazetecilik alanlarının yanı sıra medya tarihi, medya ve milliyetçilik, medyada ayrımcılık ve nefret söylemi gibi konulara eğildi, bu konularda yurtiçinde ve yurtdışında dersler ve konferanslar verdi, konuşmalar yaptı. Uluslararası projelerde görev yapan Çınar, insan hakları konusunda yürütülen sivil toplum çalışmalarında danışman, eğitmen ve katılımcı olarak aktif biçimde yer aldı, alıyor. Editörü ve yazarı olduğu “Medya ve Nefret Söylemi: Kavramlar, Mecralar, Tartışmalar” adlı kitap Aralık 2013’te Hrant Dink Vakfı Yayınları’ndan çıktı. Proje koordinatörü ve yazarlarından biri olduğu “Ayrımcı Dile Karşı Habercilik Kılavuzu” ise P24 Medya Kitaplığı etiketiyle 2015’te yayımlandı.

Müziğe olan ilgisi çocukluk yıllarında başlayan Çınar, kendisini “iyi ve özenli bir dinleyici” olarak nitelendiriyor. Müzikle şarkı yazarı ve icracı olarak da ilgilenen yazarın ilk teklisi “Satır Satır”, Pasaj Müzik etiketiyle Şubat 2017’de yayınlandı. Ardından çok sayıda şarkıya imza atan Çınar’ın ilk albümünün önümüzdeki aylarda raflarda olması planlanıyor.

Mahmut Çınar ayrıca 2015’ten bu yana Uluslararası İzmir Edebiyat Festivali’nin editörlüğünü üstleniyor.

 

Arka Kapak

“Bu Su Hiç Durmaz’da ben bir hüzün alırım. Her şey devam eder, su yine akar,

yine gider ve hayat sürer. Sen de istediklerini yapamayabilirsin ama hayat aktığı

için onunla beraber akarsın. Su zaten benim için bir hareket sembolü, o hareketin içinde sen

de yürür gidersin. Bazen bir şey yapamazsın, bazen yaparsın. Bazen yaşar, bazen

kaybolursun. Bazen başarırsın, bazen başaramazsın… ”

Benim o stüdyoya girişimle çıkışım farklıydı. Şarkı bittiğinde , “Biri beni anladı” dedim. Sanki

Bana yazılmış gibi… O şarkıyla, bu çocuksu vehme kapılmayacak yoktur sanırım. Bütün

hücrelerimle Bülent’in ne kadar derin ve hakiki bir kaynaktan döküldüğünü idrak ettim. Bu

yüzden, istediği kadar görünmez olmaya çalışın, imkânsız. Öz’den söz ediyorum ezcümle…

Sezen Aksu

Bir de Yağmur var… Aşkı tane tane anlatan Yağmur. Hüznü damla damla akıtan.

Dertlenmeyi öğreten, diklenmeyi belleten. “Her şey olur, her şey büyür, her şey geçer,

hayat kalır ” yazılı bir muskayı, ömür boyu göğsümüzde taşımamızı sağlayan Yağmur.

Ortaçgil, denizden esen bir rüzgardır.

Yekta Kopan

Dinlediklerim hayatı anlatıyordu, bazen Şık Latife’deki gibi, doğrudan, bazen de şiir

gibi. O zaman hayalimde sürrealizme çalan resimler canlanırdı. En çok, Eski Defterler’de

dinleyeceğimiz Değirmenler’de bu hisse kapıldım herhalde.

Banu Güven

İnsan olmanın çelişkisi duydum Ortaçgil’den ve ufak ufak çözmeye başladım düğümlerimi.

Her şarkısını başka vurguyla, bir daha ve bir kez daha dinledim, izledim, okudum.

Jehan Barbur

Ortaçgil dinlendiğinde, şarkıların derin bir lirizmi yani özel bir heyecan ve coşkuyu imlediği

söylenebilir. Dinleyicilerini belki de en çok etkileyen özelliklerden biridir bu. Bu lirikler

yoluyla hep kendi açıklarını, çıkmazlarını, ikilemlerini yakalar dinleyici. Tabii ki bu sorunlar,

kentli bireye ve ilişkisizliklerine” dairdir. Aşk, bu şarkılarda ancak böyle nefes alıp

verebilir.

Orhan Kahyaoğlu

hakkında Genç Haber

Ayrıca kontrol et

20 yaşında yazmaya başlayan Şule Yüksel Şenler 80 yaşında

Gazeteci-yazar, senarist, modacı gibi pek çok özelliği kendisinde barındıran Şule Yüksel Şenler, 80. yaş gününü …